Kadına Yönelik Eril ve Toplum Baskısını Konu Alan 10 Film

Her yazımda önce girişi ardından da listelediğim filmlerin konularını ve fikirlerimi aktarırım. Bu listede elim bir türlü girişe gidemedi. Wikipedia’dan bir alıntıyla başlamak istedim ardından da Listeki film listesiyle yazımıza devam edeceğim . Türkiye’de kadın cinayeti, Türkiye’de kadınların “namus temizleme” gerekçesiyle öldürülmek gibi, toplumsal rollerine bağlı nedenlerle öldürüldükleri cinayet vakalarını ifade eder.

Kadın cinayetlerinin sayısı Türkiye’de, 2000’li yıllarda geçmiş yıllara göre büyük artış göstermiş; 474 kadının öldürüldüğü 2019 yılı, ülkede son 10 yılda en fazla kadının öldürüldüğü yıl olmuştur. 2020 yılında ise erkekler tarafından 300 kadın öldürülmüş, 171 kadın şüpheli şekilde ölü bulunmuştur. 2010-2019 yılları arasında kadın cinayetlerinin sayısında sadece, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı yıl olan 2011 yılında düşüş görülmüştür.

Listeki ekibi olarak eklemek istediğimiz tek cümle var ; Artık Yeter! #İstanbulSözleşmesiYaşatır

Her geçen gün artan kadın cinayetleri, toplumdaki cinsiyet baskıları içimizi karartıyor. Yıllardır hem ülkemizde hem de farklı toplumlarda bu baskılar devam etmekte. Beyaz perdeye aktarılan yerli/yabancı kadına yönelik toplum baskısını işleyen filmleri sizlere aktardık. İçimiz sıkıla sıkıla izlediğimiz, izledikçe yaşantımızdan örneklerle de doldurduğumuz film listesini umarım seversiniz.

1) The Color Purple (IMDB: 7,8)

Alice Walker’ın aynı adlı romanından uyarlanan The Color Purple (1985), kadının ve kadınlığın hikâyesini anlatan çarpıcı bir yapımdır. Mor Yıllar olarak dilimize çevrilen The Color Purple, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film.

1900’lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie’ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie’nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.

2) Halam Geldi (IMDB: 7,2)

Film, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde medeniyetlerin iç içe geçtiği, birden fazla kültürün bir arada yaşadığı köylerden biri olan Akıncılar’da yaşayan Diyarbakırlı ve henüz 13 yaşındaki üç genç kızın hazin öyküsünü anlatıyor.

Çocuk gelinlerin uzaktan uzağa seyrettiğimiz dramını, akraba evliliğinden doğan engelli çocukların yaşamını çocukların gözünden anlatan film aynı zamanda sosyal sorumluluk projesi olarak hayat buluyor. Filmin en iyi tarafı çocuk oyuncuları… Gerçekten de zorlu bir rolün altına girmişler fakat oldukça başarılı bir oyunculuk sergilemişler.

3) Precious (IMDB: 7,3)

Push isimli romandan uyarlanmış olan film Türkçe’ye biraz farklı bir isimle, “Acı Bir Hayat Öyküsü” olarak çevrildi. Gerçekten de acı bir hayat öyküsüne tanık oluyoruz filmde, çünkü yazarın yarattığı karakter, Clarice Precious Jones, birden çok ötekilikle yüzleşmek zorunda kalan biri. Evet, filmde birden çok “ötekilik” konusu masaya yatırılıyor aslında.

Precious, Amerika’daki binlerce benzeri genç kız gibi, aile içi şiddet mağduru, hüzünlü bir çocuktur. Precious’un bir diğer sorunu da aşırı kilosundan dolayı içine kapanık bir genç kız olmasıdır. Ancak yaşadığı tüm bu sorunlu yanlara rağmen Precious içinde bulunduğu durumu kaderinin bir parçası olarak kabullenerek bir çıkış noktası bulma umudu taşır. Bu umudun kapısı, yaşadığı sorunlardan hayal dünyasında gezintiye çıkarak kaçmasıyla açılabilecektir.

4) Once Were Warriors (IMDB: 7,9)

Bir Zamanlar Savaşçıydılar filmi çok kısa şekilde özetlemek gerekirse ; bir kadının ailesini bir arada tutmak için geleneklerine dönüşünü anlatıyor.

Beth, beş çocuğu ve kocasıyla Yeni Zelanda’da bir gecekonduda yaşayan Maori kökenli, fakir bir kadındır. 18 Yıl önce Maori ailesinin evlenmesini istemediği kocası iyice içkiye bulaşmış, Beth’e kötü davranan, O’nu döven bir adamdır. Beş çocuklarından biri bir çeteye katılmış, diğeri ise bir sosyal yardım kurumu tarafından götürülmüştür. Beth tüm sorunlarına rağmen aileyi bir arada tutmaya çabalarken tek yardımcısı hayatla ilgili umutlarına dört elle sarılan kızı Grace’dir.

5) The Accused (IMDB: 7,1)

Gerçek bir olaya dayanan film Jodie Foster’a En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandırırken, başka dalda adaylığı olmamasına karşın başrol oyuncusuna Oscar kazandırması ile ender yaşanan bir olaya imza atıyor. 

Bir barda pek çok insanın gözü önünde üç kişinin tecavüzüne uğrayan Sarah, tecavüzcülerin aldıkları hafif cezaya karşı mücadelesinde geçmişinin problem olacağını düşünmemiştir. Bu gerilime ne kadar dayanabileceği bir soru işaretidir..

6) North Country (IMDB: 7,3)

Bir grup kadın madenci, oldukça zor koşullar altında olmak üzere Minnesota’daki Eveleth Madeni’nde çalışan ilk kadınlar. Bu işi yaparlarken ciddi anlamda düşmanca tavırlarla karşılaştıkalrı bir iş yaşamı düzenini sürdürmeye çalışırlar.

Akla gelmedik sayısız ve bitmek bilmeyen hakaretlere maruz kalırlar. Kadın olmalarından ötürü asla istemedikleri fiziksel temaslar ile baş etmeleri gerekir. Verdikleri mücadele gerçekten ağırdır ve bu işi sürdürmek için ellerinden geleni yaparlar. Tüm zorluklarına inat.

7) Osama (IMDB: 7,3)

Film Afganistan’da Taliban rejimi altında yaşayan ve ailesine destek olmak için erkek kılığına giren Osama isimli bir kızın hayatını konu alır. Bu rejim dahilinde kadınlar, evden dışarı çıktıklarında yanlarında mutlaka bir erkek akrabalarının olması şart koşulmuştur. Öyle ki herhangi bir erkek akrabası olmayan kadınlar, gerekirse evde kalıp açlıktan ölmeye bile mahkumdurlar.

En büyük risk ise Taliban askerleri tarafından yakalanma ve canlarından olma ihtimalidir. Osama, gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanmıştır. Film 1996 yılında Taliban rejiminin tüm filmleri yasaklamasından sonra tamamı Afganistan’da çekilen ilk çalışmadır.

8) Mustang (IMDB: 7,6)

Hızlı bir özet geçmem gerekirse, Türkiye’de kadınların, özellikle genç kızların yüzleştikleri baskıları ele alıyor. Ailelerini kaybettikten sonra amcaları ve babaanneleriyle beraber yaşayan beş kız kardeşin, okulları yaz tatiline girdikten sonraki birkaç aylık süreçte hayatlarının nasıl değiştiğini anlatıyor.

İnebolu’da geçen bir hikayeyi ele alan Mustang, beş kız kardeşin özgürlükleri için verdikleri mücadeleye odaklanıyor. Lale ve kardeşleri oynadıkları bir oyunun çevreleri tarafından beklenmedik bir skandala dönüştürülmesi sonucu adeta ev hapsine mahkum olurlar. Bu durum öyle bir noktaya sürüklenir ki evde evlilik planları dahi yapılmaya başlanır. Ancak beş kardeş üzerlerinde kurulan bu baskıları yenip özgürlüklerine kavuşmak için yeni yollar arayacaktır. 

9) The Piano (IMDB: 7,6)

The Piano, dilsiz bir pianist olan Ada ve kızının, 19. Yüzyılın ortalarında Yeni Zellanda’nın batı kıyısında geçen hikayesidir. Babası Ada’yı, Yeni Zellanda’lı bir zenginle yaptığı anlaşmayla evlendirir ve genç kadın kızını da alarak bu ülkeye taşınır.

Babası Ada’yı, Yeni Zellanda’lı bir zenginle yaptığı anlaşmayla evlendirir ve genç kadın kızını da alarak daha önce hiç görmediği, bilmediği bu ülkeye taşınır. Yeni kocasıyla arasında problemler yaşanır ve genç kadın piyanosundan ayrılmak zorunda kalır. Ancak bu esnada kendisini bekleyen bir sürpriz hayatındaki tüm aksaklıkları çözecek, onu bambaşka biri haline getirecektir.

10) Lilja 4-ever (IMDB: 7,8)

16 yaşındaki Lilya, eski Sovyetler Birliği’nde varoşlarda yaşamaktadır. Annesi tarafından terkedilen genç kız, kendisine baskı uygulayan teyzesinin yanında kalmaktadır. Çıkış yolunu ise arkadaşlarıyla vakit geçirmekte bulur. Andrei’ye aşık olup onun peşinden İsveç’e gitmeye karar verir. Eski iğrenç yaşamından kurtulup cennet ülkede yeni bir sayfa açmayı planlamaktadır. Fakat, yaşam onu bir seks köleliğine doğru itecek ve hayatın her yerde aynı olduğunu kavramasını sağlayacaktır.

Listeki Twitter hesabından alıntılanmıştır. #Kadıncinayetleripolitiktir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir