Listeki Dizi Tavsiyeleri #5

Bugün aralıklarla attığımız Netflix üzerinden izleyebileceğiniz dizileri derlediğimiz Listeki Dizi Tavsiyeleri yazımızın 4. versiyonunu yazıyorum. Daha önce yazılarımızda video olarak ta editlediğimiz sizlere aktardığımız birbirinden güzel dizilere göz atmadıysanız hemen bakmanızı tavsiye ediyoruz. Netflix platformunda yer alan komedi,fantastik,bilim kurgu,korku,gerilim,macera,aksiyon ve gençlik dizilerinin de yer aldığı her türden dizileri sizlere aktarmaya çalışıyoruz.

Listeki dizi tavsiyelerinin 5. versiyonunda sizleri yine her türden diziler bekliyor. En sevdiğim tür olan gerilim/gizem kısmına bolca yer vermiş olsam da komedi dahil her tür mevcut. Hepimiz Netflix kullanıyoruz ve çoğunlukla kolay geldiği için her şeyi ordan izliyoruz. Bu sebeple size bu platformdaki en güzel ve kaliteli içerikleri sunmaya çalışıyoruz. Bu yazıya göz attıktan sonra daha fazlasına diğer yazılarımızdan ulaşabilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler 🙂

1-) Tabula Rasa (2017)

Son zamanlarda birçok avrupa yapımına yer veren Netflix’in az bilinen ancak çok güzel dizilerinden biriyle karşınızdayım.

Tabula Rasa Belçika kanalı VRT ve Alman kanalı ZDF ortak yapımı olan bir psikolojik gerilim dizisi.

Dizi Belçika’nın küçük kasabalarından birinde geçiyor. Başrolümüz Annemie.. Hafızasını kaybetmiş bir kadın. Geçirdiği bir kaza sonrasında hafıza kaybı yaşamaya başlayan Annemie, geçmişine dair kişileri olayları hatırlasa da kısa vadede yaşanan ve belli bir zamandan sonra olan hiçbir şeyi hatırlayamıyor. Anahtarını nereye koyduğunu, sabah ne yediğini ve hatta az önce hangi odada olduğunu… Dizi 9 bölümden oluşuyor. Thomas De Geest isimli bir adam kaybolmuş durumda ve kendisinden haber alınamıyor. Tanıkların ifadelerine göre onu son gören kişi Annemie.

Davaya bakan dedektif Annemie’nin olayla bağlantısı olduğuna emin ve bu bağlantının peşini bırakmıyor. Ancak başrolümüz başlangıçta hiçbir şey hatırlamıyor. Sonrasında ise hafızası yavaş yavaş yerine gelmeye başlıyor. Biz de o hatırlamaya başladıkça 3 ay öncesinden başlamak kaydıyla Annemie’nin günlük yaşamı ve olayla bağlantısını izlemeye başlıyoruz. Eşi ve kızıyla birlikte yaşayan, bu hafıza kaybıyla mücadele etmeye çalışan Annemie hatırladıkça şaşırır, şaşırtır ve büyük bir buhrana sürüklenir..

2-) The Kominisky Method (2018)

The Big Bang Theory, Two and a Half Man ve Dharma & Greg, Mom gibi çok sevilen dizilerin yaratıcısı Chuck Lorre’un harika bir kadroya sahip olan 2018 yapımı dizisi ; The Kominisky Method. Bu dizi yaşlılığın kaçınılmaz sorunları ile mücadele eden eski bir aktör ve onun menajerinin hayatını konu alıyor. Dizide Michael Douglas, çok da başarılı olmayan oyunculuk serüveninden sonra oyunculuk koçu olan Sandy karakterini oynuyor. Alan Arkin ise Sandy’nin menajeri Norman’ı canlandırıyor. Tam bir komedi-dram dizisi olan bu yapım, hem güldürüp hem de hüzünlendiriyor. 46 senelik bir dostluk, çekilmiş acılar ve buna rağmen çok ince espriler.. Dizi 25-35 dakikalık bölümlerden oluşuyor ve hiç sıkmadan kendini izletiyor. Oyunculuklar harika gerçekten her duyguyu sonuna kadar size geçiriyorlar. En önemli ve can alıcı nokta dizinin “çok gerçek” olması. Çok doğal diyaloglarla size çok keyifli bir seyir yaşatıyor. Dizi bittiğinde tadı damağınızda kalacak..

3-) La Mante (2017)

La Mante Fransız yapımı bir polisiye dizisi. Bir seri katil öyküsünü anlatan La Mante, polisiye olmasına rağmen son derece anlamlı ve ayrıntılı düşünülmüş. Altı bölümden oluşuyor ve seri katillerin bireysel ve toplumsal motivasyonlarını çok güzel anlatıyor. La Mante yani türkçesi ile Peygamberdevesi, 90’lı yıllarda Fransa’da art arda cinayetler işledikten bir cinayetinden elde edilen bir delille yakalanan bir seri katil. İşlediği diğer cinayetleri kabul etmek için polise tek bir şart sunuyor. Kimliğinin gizli tutulmasını ve oğlunun soyisminin değiştirilmesini istiyor.

Yaptıklarının oğlunun hayatına maal olmasını istemeyen bir ebeveyn cezasını çekmeye başlıyor. Paris’te üçüncü cinayetini işleyen yeni seri katil, ilkinin 25 yıl önce işlediği cinayetleri, birebir taklit ediyor; kimsenin bilmesine imkan olmayan bazı ayrıntılardan haberdar olduğunu da herkese göstermeye çalışıyor. Bu yeni seri katille ilgili soruşturmada görevli olan, zamanında Peygamberdevesini yakalayan ve anlaşmayı yapan Dedektif üçüncü cinayetle ilgili haberler yayıldıktan sonra Peygamberdevesi’nden bir mektup alıyor. “Sana yardım edebilirim”. Hem çok sürükleyici hem de çok derin olan bu öykü sizi oldukça gerecek ancak aynı zamanda hayata dair bir sürü şey düşündürecek..

4-) Good Morning, Veronica (2020)

Dizi  1 Ekim 2020 tarihinde Netflix’de yayımlanan bir Brezilya yapımı. Portekizce olan dizinin orjinal adı Bom Dia, Veronica. Yapım, Raphael Montes’in aynı adlı kitabından diziye uyarlandı. Dizinin konusu bir intihara tanık olduktan sonra, göze batmayan bir polis memuru, her ikisi de istismara uğramış kadınları içeren iki ihmal edilmiş vakayı kendi başına soruşturmaya karar verir. Bir arkadaşlık sitesine dadanan sapığın peşindeki kadın polis, korkunç bir sır taşıyan bir karı kocayı ve bu sırrı saklamak için kurdukları komplo ağını ortaya çıkarır.

Sao Paulo Karakolunda bir katip olan Veronica Torres, intihara tanık olduktan sonra geçmişinden acı dolu anılarla yüzleşir. Kısa bir süre sonra Veronica yardım için haykıran bir kadından korkunç bir çağrı alır; bu, soruşturma becerilerini iki vakayı çözmek için kullanan Veronica’nın ilgisini çeker: intihar ve korkunç çağrı. Veronica’nın haberi olmadığı sürece, araştırması yalnızca kendisini değil tüm ailesini tehlikeye atar. Veronica zannettiğinden çok daha büyük bir şeyin peşindedir ve bu işten sıyrılması hiç kolay olmayacaktır…

5-) Pose (2018)

American Horror Story, Glee, Feud gibi yapımlara imza atarak dizi severlerin gönlünde taht kuran Ryan Murphy’den efsane bir dizi!

Seksenli yıllarda New York’da geçen “Pose” trans bireylerin özgürce varolup yeteneklerini sergileyebilecekleri baloları anlatıyor. Her balonun kendine özgü bir teması var. Tema doğrultusunda farklı kadın kıyafetleri giyen yarışmacılar çeşitli pozlar veriyor ve jürinin değerlendirilmesine alınıyorlar. Balolarda yarışmacılar arasında olan rekabet bir soğuk savaş gibi gergin.

Ancak izledikçe bu rekabetin aslında bir kabul görme ve onaylanma arzusu olduğunu çok net anlıyorsunuz. Maddi gücü yüksek aynı zamanda manevi anlamda da kendini tamamlamış ve dönemin trans bireylere karşı acımasız duruşuna soğukkanlılıkla göğüs gerebilen güçlü trans bireyleri kendi evlerini kuruyor ve soyadları ile anılan bu evlerin annesi olarak biliniyorlar. Annenin yanına almaya değer gördüğü yetenekler her baloda diğer rakipleriyle karşılaşıyorlar. Günlük hayattaki onca dışlanmışlık ve baskıdan sonra balolarda nihayet hak ettikleri ilgi ve alkışa kavuştuklarını düşünen trans bireylerin varolma mücadelesi gerçekten gözleri dolduruyor ama bir yandan müzikal olan bu yapım dizi çokça eğlendirip neşelendiriyor..

Umarız hepsini keyifle izler ve çok beğenirsiniz. İzledikten sonra sosyal medya hesaplarımız üzerinden bize geri dönüş yapmayı unutmayın 🙂 İyi Seyirler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir